reflü, reflureflü


  • Sindirim Sistemi Anatomisi

  • GASTRİT

    Prof.Dr.Ahmet Dobrucalı

     

    Mide, yutulan  gıdaların  geçici  bir  süre depolanarak  küçük  parçalara ayrıştırılıp  sindirildiği ‘j’ harfi şeklinde ve keseye  benzer  bir organımızdır Alınan  gıdalar  kimus  adı  verilen  ayran veya  sulu  boza  kıvamında bir  sıvı  haline  dönüştükten  sonra  porsiyonlar  halinde  ince  barsağa geçirilir. Midenin iç  yüzü  mukoza olarak  adlandırılan  ve  kabaca  3 ayrı katman oluşturan  hücre  dizilerinden  meydana gelmiş   bir  tabaka ile kaplanmıştır.  Mide mukozasında değişik  hücre  çeşitleri bulunur. Bu  hücreler  hidroklorik asit, sindirim  enzimleri (pepsin) ve değişik  hormonlar  salgılarlar.

    bos

    Mide5

    bos

    GASTRİT  NEDİR ?

    Gastrit mide mukozasının  bir çeşit inflamasyonudur (Yangı).  Bu  değişik etkenlerin  yaptığı  uyarı  sonrasında beyaz  kan  hücrelerinin mukozada  birikmesi anlamına  gelir. Gastrit akut veya  kronik  olabilir. Gastritin kabaca üç tipi olduğu söylenebilir:

            A tipi gastrit (Autoimmun) (Otoimmun gastrit)

            B tipi gastrit (Bacterial ) (Bakteriyel, H.pylori adllı bakterinin neden olduğu gastrit)

            C tipi gastrit (Chemical) (Kimyasal maddelerle oluşan gastrit; ilaçlar, alkol, safra vb.)

    bos

    GASTRİTİN  SEBEPLERİ  NELERDİR?

    Helicobacter pylori (HP) :

    Kronik  gastritin  en sık  görülen  nedenidir. HP  ağız  yoluyla  alınarak  midede  yerleşen  ve  burada  gastrit  olarak  adlandırdığımız  bir iltihap oluşturan,  spiral  şeklinde  bir  bakteridir. Mide mukozasını örten  mukus  tabakasının  altında  yerleşerek  mide asidinden ve diğer etkenlerden korunarak  yaşamını  sürdürür. HP  hem  salgıladığı toksinlerle ve hem de vücudun bakteriye  karşı oluşturduğu immun  yanıt (vücudun bağışıklık sisteminin bakteriye karşı oluşturduğu  yanıt) sonrasında ortaya çıkan bazı maddelerle mukus  tabakasını  zayıflatarak mide mukozasını  asit  ve diğer saldırgan faktörlere  duyarlı  hale  getirir. Gelişmekte olan ülkelerde  genellikle çocukluk   çağında alındığından tedavi edilmediğinde mide mukozasında hayat   boyu  süren  bir  kronik iltihaba  sebep olur.Yaşlı popülasyonda  daha  fazla olmak üzere toplumumuzun  yaklaşık %80 inin bu  bakteri ile  enfekte olduğu gösterilmiştir.  HP enfeksiyonu ülser  oluşumunda  önde  gelen faktörlerden biri olarak kabul edilmekle  birlikte  bu bakteri ile enfekte olan insanların  hepsinde ülser oluşmaması  ve son yıllarda  giderek artan  oranlarda HP negatif  ülserlerin saptanması  ülser oluşumunda HP  yanında  başka  faktörlerin de etkili olduğunu  düşündürmektedir.

    Günümüzde HP enfeksiyonun neden olduğu kabul edilen   hastalıklar şekilde görülmektedir.   HP  Dünya  Sağlı  Örgütünce (WHO) 1.derece  kanserojen  faktörler arasında  kabul edilmiştir. Bakterinin  midede varlığı endoskopik biyopsi, üre-nefes testi ve kan  ve dışkıda  antikor  ve antijen aranması  gibi  testlerle gösterilebilir. Midede  HP  varlığı saptanan   hastalarda  bazı  özel  ilaç  rejimleri kullanılarak bakteri mideden  temizlenir. Bu tedavinin etkinliği %80-85  civarındadır.

    PU

    Helikobakter pilori’nin  sebep olduğu  düşünülen  hastalıklar

     

    Aspirin  ve antiromatizmal ilaçlar :

    ilaclar21Bu tür  ilaçlar  mide mukozasındaki  koruyucu mekanizmaların zayıflamasına yol açmak suretiyle mukozanın  asit  ve diğer saldırgan   faktörlere  karşı hassasiyetini artırırak  gastrit oluştururlar. Oluşan  gastrit hiçbir  belirti  vermeden sezsiz geçirilebileceği gibi  kronik formda ve ülser / kanama gibi komplikasyonların  oluşumu ile birlikte de seyredebilir.

     Otoimmun gastrit:

    Vücudun bağışıklık sistemi (immun sistem)  bazı durumlarda yanlışlıkla  kendi  doku  ve organlarına  karşı  aktif hale  gelebilir  ve bu doku  ve organları hasarlayıcı  maddeler ve hücreler oluşturabilir (Otoimmunite ve otoimmun  hastalıklar). Hipotiroidi (Hashimato tiroiditi), Sjögren sendromu, lupus, tip-I diabet bu gurup hastalıklar arasında sayılabilir. Mide mukozasındaki bazı  hücreler de  immun  sistemin  hedefleri arasında olabilir ve bu durum  kronik  gastrit ve mide  mukozasında asit salgılayan  hücrelerin  kaybı ile giden  bir hastalığın ortaya çıkmasına  sebep olur. Otoimmun gastrit genelikle 50  yaş  üzerinde ve kadınlarda görülür. Yukarıda açıklandığı şekilde otoimmun gastrittte vücut, kendi mide mukozasında bulunan ve  parietal hücre olarak adlandırılan ve mide asidini üreten hücrelere karşı onları  ortadan kaldırmaya yönelik   bazı özel proteinler üretir (Anti-parietal hücre antikorları, APCA). Asit  salgılayan hücrelerin zamanla harap olması midenin artık asit salgılayamamasına neden olur. Bunun sonucunda gıdaların sindirilememesine bağlı hazımsızlık ve demir eksikliği oluşur. Bazı hastalarda bağırsaklardan B12 vitaminini emilmesi için gerekli bir madde olan ve intrensek faktör (IF) olarak adlandırılan bir maddeye karşı da antikorlar oluşabilir (Anti-IF antikorlar) ve bu hastalarda B12 vitamini eksikliği gelişebilir. Endoskopik incelemede mide mukozasındaki atrofiyi gösteren bulgular ve alınan mukoza örneklerinin incelenmesi ile tanı koyulur. Mide asit salgısı azalmış olduğundan  kanda gastrin hormonu düzeyi artmış bulunur.  Yüsek gastrin mide mukozasında tip-1 gastrik karsinoid olarak adlandırılan nöroendokrin tümörlerin ve poliplerin oluşmasına neden olabilir. Bu nedenle otommun gastritli hastaların belirli aralıklarla endoskopi yapılarak takip edilmeleri gerekir. Otoimmun gastrit otoimmun tiroidit (Hashimato hastalığı) (Tiro-gastrik hastalık), çölyak hastalığı ve vitiligo gibi başka otoimmun hastalıklarla birlikte bulunabilir.

    alkol2

    Alkol :

    Alkol  ve  diğer kimyasal  maddeler mide mukozasında  hasarlanma oluşturabilirler. Normal  dozda kullanıldığında  ve aç karına içilmediği  alkolün mide mukozasında  belirgin  bir  gastrit oluşturması beklenmez.

    Safra gastriti (Alkalen reflü gastriti):Bkz. Alkalen reflü gastriti.

    Hipertrofik  gastrit :

    Midenin iç yüzünü kaplayan mukozal kıvrımların  inflamasyon nedeniyle kabalaşması ve genişlemesi  sonrasında ortaya çıkan  gastrit hipertrofik  gastrit olarak adlandırılır.  Bu  tür  gastritin  bir türü Menetrier hastalığı olarak bilinir. Mide  mukozasından  aşırı protein  kaybı sonucunda  kanda protein  seviyesi düşer  ve ödem oluşur.

     

    GASTRİT  NE GİBİ BELİRTİLER OLUŞTURUR?

    Gastritin belirtileri akut  veya  kronik oluşuna  göre  değişir. Akut gastritte karnın  üst kısmında ağrı, gaz, geğirme, yanma, ekşime,bulantı ve kusma gibi bulgular  görülürken  kronik  gastritte  ağrı daha az belirgin olup yemek sonrasında şişkinlik ve dolgunluk hissi, erken doyma, bulantı hissi, geğirme, iştahsızlık ve  ağızda kötü tat  gibi dispeptik yakınmalar daha sık görülür. Kronik  gastritte  ağrı belirginleştiğinde gastrit  zemininde ülser  veya başka  hastalıkların gelişmiş olabileceği düşünülür. Aspirin  ve antiromatizmal ilaçların  kullanımı  sonrasında oluşan akut gastritte  gizli  veya  aşikar  kanama oluşabilir.

     

    GASTRİT  NASIL  TEŞHİS  EDİLİR?

    Hastadan  ayrıntılı  bir  hikaye alınması  ve  dikkatli  bir beden muayanesi sonrasında, gastritten şüphelenildiğinde  doktorunuz size şikayetlerinizi hafifletecek  bir  tedavi düzenleyebilir. Bununla  birlikte  gastritin  kesin  teşhisi için  endoskopi (gastroskopi) yapılarak mukozanın  görülmesi  ve  mutlaka patolojik inceleme için  doku örneği alınması  gerekir (biyopsi) (bkz.endoskopi).  Gastrit düşündüren şikayetlerle  başvuran her  hastada endoskopi yapılması gerekli değildir. Özellikle 40 yaş altındaki hastalarda, endoskopi yapılmasını gerektirecek  başka bir  sebep yoksa,   kan veya dışkı örneği kullanılarak yapılan testlerle   HP enfeksiyonun  varlığı araştırılabilir.

    bos

    GASTRİTİN KOMPLİKASYONLARI  NELERDİR?

    HP nin  sebep olduğu kronik  gastrit zemininde  sık olmasada mide ve oniki parmak barsağı ülseri, lenfoma ve  mide kanseri gibi ciddi koplikasyonlar gelişebilir. HP gastritinin sebep olduğu  lenfoma erken  dönemde  MALT lenfoması (MALT = Mucosa associated lenfoid  tissue) olarak  adlandırılır  ve  hastalığın erken  döneminde bakterinin temizlenmesi  ile tam iyileşme sağlanabilir. Aspirin  ve antiromatizmal ilaçlaların sebep olduğu  gastrit bazen  ciddi olabilen  kanamarla  birlikte olabilirler.

    bos

    ilac

    GASTRİT  NASIL  TEDAVİ  EDİLİR?

    Gastritin  tedavisi  sebebe  göre  yapılır. Çoğu  zaman  mide asidinin  azaltılması şikayetlerin  hafiflemesini  sağlar. HP  pozitif  bulunan olgularda bakterinin temizlenmesine yönelik  en az iki antibiyotik içeren bir veya iki haftalık tedavi kürleri  uygulanır. Aspirin  ve antiromatizmal ilaçlar  kullanan  hastalarda bu ilaçların kesilmesi  ve / veya kullanım gerekliliğinin  gözden geçirilmesi uygun olur. Daha özel  gastrit  tiplerinde ve komplikasyon gelişen  vakalarda  sebebe  ve ortaya çıkan  komplikasyonlara yönelik  tedavi yapılır.

    bos

    KAYNAKLAR

    1- Sipponen P, Price AB.The Sydney System for classification of gastritis 20 years ago.J Gastroenterol Hepatol. 2011;1:31-4.
    2- El-Zimaity H.Gastritis and gastric atrophy.Curr Opin Gastroenterol. 2008;24:682-6.
    3- Pang SH, Leung WK, Graham DY.Ulcers and gastritis.Endoscopy. 2008;40:136-9.
    4- Pang SH, Leung WK, Graham DY.Ulcers and gastritis.Endoscopy. 2008;40:136-9.
    5- Makola D, Peura DA, Crowe SE.Helicobacter pylori infection and related gastrointestinal diseases.J Clin Gastroenterol. 2007;41:548-58.

    Sorularınız  için:
    Prof.Dr.Ahmet Dobrucalı
    0216 4505371

     
    Prof. Dr Ahmet DOBRUCALI
    Adres: Bağdat Caddesi İrfan Bey Ap. No. 216 Kat. 1 D. 19 Çiftehavuzlar - Kadıköy - İstanbul
    Telefon: 0216 350 53 72 Fax: 0216 350 53 70   E-mail: adobrucali@yahoo.com

    web sitesi sayfalarımız  kez ziyaret edilmistir.

    1997 Tüm Hakları Saklıdır developed & Designed by LIMONSS Hosting ,Domain , isim Tescili, Domain Registration, Web Design, Graphic Design, Powered by LIMONSS Hosting ,Domain , isim Tescili, Domain Registration, Web Design, Graphic Design,