Dersler
Vater ampullası (ampulla, major papilla) duodenum duvarında pankreatik ve biliyer kanalların birleştiği bölgede bulunur (Şekil-1). Küçük bir alanı kaplamasına rağmen…
Bu yazıda idyopatik inflamatuar barsak hastalıklarının (Ülseratif Kolit (ÜK) ve Crohn Hastalığı) klinik gidişleri hakkında kısa ve hatırlatıcı bilgi sunulması amaçlanmıştır.
Non steroid anti inflamatuar ilaçlar (NSAİ) ve aspirin en yaygın kullanılan ilaçlar listesinde başta gelen ajanlardır. Tüm dünyada otuz milyonun üzerinde düzenli kullanıcısı olduğu bilinmektedir. Özellikle yaşlılar arasında kullanımı yaygındır.
Üst gastrointestinal sistem (GİS) kanamalarının en sık görülen nedeni peptik ülser hastalığıdır ve vakaların yarısından fazlasından sorumludur. Tedavide kaydedilen belirgin ilerlemelere rağmen hastalığın ölümcül komplikasyonlarından biri olan kanama halen daha ciddi bir sorun olma özelliğini sürdürmektedir.
Bu yazıda idyopatik inflamatuar barsak hastalıklarının (Ülseratif Kolit (ÜK) ve Crohn Hastalığı) klinik gidişleri hakkında kısa ve hatırlatıcı bilgi sunulması amaçlanmıştır.
Gastroesophageal reflux (GER) is a process in which gastric contents move spontaneously into the osephagus. This process in itself is for the most part benign in that it occurs in everyone, many times a day and without producing symptoms and signs of tissue injury. Gastroesophageal reflux disease (GERD) is defined as chronic symptoms or mucosal damage produced by the abnormal reflux of gastric contents into the esophagus.
İncebağırsağın ana görevleri besinlerin sindirim ve emilimi, su ve tuz emilimi ve elektrolit ve su sekresyonudur. İncebağırsağın fonksiyonel birimi villus ve kript ünitesidir. İncebağırsak motilitesi karıştırıcı ve ilerletici hareketlerden oluşur. Emilimin olmadığı dönemde meydana gelen motor kompleksler incebağırsak içeriğinin kolona doğru ilerletilmesini sağlar. Nörojenik ve myojenik nedenlerle meydana gelen incebağırsak motilite bozuklukları kronik intestinal pseudoobstüksyon tablosuna neden olabilir.
Bilindiği gibi Oddi sfinkteri koledokoduodenal bileşkede yerleşmiş ve esas olarak safranın ve pankreatik sekresyonun duodenuma akışında düzenleyici rolü olan bir organdır. Fiberoptik endoskopinin kullanım alanına girmesinden sonra Oddi sfinkterine yönelik araştırmalar artmış ve bu yapının fonksiyonu ve önemi daha iyi anlaşılmaya başlanmıştır.
Gastroözofagial reflü hastalığının (GÖRH) ciddi ve sessiz bir komplikasyonu özefagusun prekanseröz bir hastalığı olan Barrett metaplazisinin gelişmesidir
Akalazya, özefagusun en iyi bilinen ve tedavisi en yüz güldürücü olan motor fonksiyon bozukluğudur. Achalasia kelime olarak gevşeme güçlüğü anlamına gelmektedir.
Akut pankreatite yol açtığı bilinen sebepler giderek artarken idyopatik pankreatit teşhisi koyulan vakaların sayısı da giderek azalmaktadır. Bilindiği gibi biliyer sistem taş hastalığı ve alkol, akut pankreatitte iki temel etyolojik faktör olma özelliğini sürdürmektedir.
Akut ve kronik karın ağrısı çok farklı patofizyolojik mekanizmalar ve olaylar sonucunda oluşabilir. Klinisyenin birçok sebep arasında barsakların iskemik hastalıklarını da (Akut mezenterik iskemi) düşünmesi gerekir. Etkilenen damara, etkilenen barsak segmentinin lokalizasyonuna ve tıkanmanın şiddetine göre çok değişik prezentasyonlar görülebilir.
Kolorektal kanser, görülme sıklığı bakımından tüm kanserler arasında meme, prostat ve akciğer kanserlerinden son 4.sırada yer almakta ve erkek ve kadınlarda görülen kanserlerin yaklaşık %10-15 ini oluşturmaktadır.
Karın ağrısı gastrointestinal sistem hastalıklarında en sık görülen ve hastanın hekime başvurmasına yol açan başlıca yakınmadır. Tersinden bakıldığında gastrointestinal sistem hastalıkları karın ağrısının en sık görülen sebebi olup (%60) bunu ürolojik (%15) ve jinekolojik (%7) nedenler takip eder.
Gebelikte bulantı ve kusma gebelerin yaklaşık 2/3 sinde görülür. Tipik olarak semptomlar son menstral peryoddan 5-6 hafta sonra başlar, 8-12 haftada zirveye ulaşır ve daha sonra giderek şiddetini kaybeder.
Mikroskopik kolit, kronik sulu ishal ve normal veya normale yakın endoskopik bulguların varlığında, histopatolojik incelemede mukozada inflamasyon bulgularının saptanması ile karakterize bir hastalık gurubuna verilen addır.
Gastrointestinal sistem hastalıklarında vücudun değişik bölgelerinde değişik semptomlar oluşabilir. Malnütrisyon ve vitamin eksikliklerinde görülen sistemik bulgular bunlara örnek olarak gösterilebilir.
Hipertiroidi ve hipotiroidide gatrointestinal semptomlar sık olarak görülür ve özellikle dışkılama alışkanlığındaki değişikliklerle başvuran hastalarda tiroid fonksiyon testleri kontrol edilmelidir.
Klinik olarak gözlemlenen bir gastrointestinal sistem (GİS) kanamasında özofagogastroduodenoskopi ve kolonoskopi gibi bilinen klasik endoskopik yöntemlerle gösterilebilen bir kanama odağı bulunamadığında bu durum sebebi bilinmeyen gastrointestinal kanama (SBGK) (Obscure bleeding) olarak adlandırılır.
İnce barsakların malign tümörleri seyrek görülen bir hastalık gurubunu oluşturur ve tüm gastrointestinal sistem tümörlerinin %1-3 ünden sorumludur. Adenokarsinomlar, lenfomalar ve karsinoid tümörler en sık görülen ince barsak tümörleridir.
|